GÜNAY TULUN *Bu Vatan Gözünüzde Bu Kadar mı Değersiz

 

ELİNİZ DE KOLUNUZ DA DURSA BİR BAŞKA YERİNİZ DURMUYOR 
Allahaşkına durun. Durun be!
Türkiye'mden ne istiyorsunuz?
  • Denizlerimizi Yunan'a vermeniz size yeterli gelmedi mi?
  • Topraklarımızı Yunan'a peşkeş çektiniz, yetmedi mi?
  • Ermeniler tüm dünya ülkelerine "Türkler bize soykırım yaptı!" yalanını tek tek kabul ettirirken neden hiç sesiniz çıkmıyor? Doğruları ortaya döküp gerçeklerle karşı tarafı neden mahkûm ettirmiyorsunuz? Neden neden neden? Amacınız ne?
  • Topraklarımızı verdiğiniz Yunan ve Rum tarafı iyice azıttı. Onlara soykırım yaptığımızı ilan edip bunu anma günleriyle dünyaya duyuruyorlar. Sizden neden işin doğrusunu anlatacak hiçbir çaba gelmiyor?
  • Millî bayramları neden yok seviyesine düşürdünüz?
  • Neden mini mini yavrularımızın tarikatların elinde; Türklük, Türkiye ve gerçek dinimize düşman olarak yetiştirilmesine göz yumuyor, hatta yol açıyorsunuz?
  • Neden kindar bir nesil yetiştirme gayretindesiniz? Kime karşı kindar olacaklar, açıklar mısınız?
  • Atatürk'le ne derdiniz var? Osmanlı'yı yıktı diyorsanız yalan söylüyorsunuz? Osmanlı kendi kendini yıktı! Onun borçlarını bile Atatürk'ün başında olduğu Türkiye Cumhuriyeti ödedi.
  • İsmet İnönü'yle ne derdiniz var? Bazılarının aile büyükleri Türkiye'ye karşı savaşanların safında yer alırken o vatanı kurtarmak için ölümüne savaştı diye mi ona bu denli kinlisiniz?
  • Neden içme sularımızı kirletip yok etmekle meşgulsünüz?
  • Akarsularımızı mahvettiniz!
  • Göllerimizden ne istiyorsunuz?
  • Ormanlarımızı neden kestiriyor; insafsızların kendilerine yer edinmek için yakmasına yol açacak yasa, karar vs çıkarıyor ve ağaçların asitli şırıngalarla öldürülmesine neden göz yumuyorsunuz?
  • THK'nin yeterli ve donanımlı uçakları yerine neden donanımı yetersiz bir Kanada şirketine ABD $'ı ödeyip orman yangınlarına "Müdahale etmekteyiz!" figürleri saçıyor ve yangınların büyümesine dolayısıyla da yanan alanların genişlemesine neden oluyorsunuz?
  • Güneşi bol, doğal enerji kaynakları açısından zengin, hatta 365 gün/24 saat enerji üretimi yapılabilecek bu güzel ülkede, neden nükleer ve termik enerji santralları kurmanın peşindesiniz?
  • Nükleer santralı oynak zemin üstüne inşa etmenizin anlamı ne? Bu konu, ileride milyonlarca insanın ölümüne, gelecek nesillerin sakat doğmasına neden olabilecek bir hata değil mi?
  • Neden "en sakin, en turistik, en tarihî ve doğası en korunmuş" kentlerimize termik santral yapmanın peşindesiniz?
  • Neden ülkemizin en güzel yerlerini bozuk para gibi harcıyor ve inşaat yapılması olanaksız yerleri yerleşime açıp ülkemizin en güzel ve en değerli yerlerine binalar diktiriyorsunuz?
  • Altın şirketleriyle ilginiz ne? İnsan ve diğer canlıların katliamına neden olacak siyanürle altın çıkarma işlemini neden sık sık başımıza bela ediyorsunuz?
  • Neden kuşların göç yolu üstüne tehlikeler saçan bir hava limanı yaptınız?
  • Tarımı neden öldürttünüz?
  • Hayvancılığı neden öldürttünüz?
  • Neden hastalıklı hayvanları, kamunun parasını ödeyerek alıp insanımıza yedirtiyorsunuz?
  • Neden GDO'lu, hormonlu, dayanıklılık geni aşılanmış, tarım ilaçlı ürünler kanser yapıyor diye bas bas bağırılır ve bilimsel sonuçlar açıklanırken bu vatanın insanlarını koruyacak en ufak bir çaba sarf etmiyorsunuz?
  • Neden hiç gıda denetimi yapılmıyor? Halk neden paradan başka hiçbir şey düşünmeyen şirketlerin insafına terk edildi?
  • Denetim yapacak personel yoksa binlerce gıda mühendisimiz işsiz, neden onları istihdam etmiyorsunuz?
  • İhraç edildikleri ülkelerden geri döndürülen ürünleri neden öz halkınıza hem de hiç uyarmadan yedirtiyorsunuz? 
  • Daima gündemle oynuyor, gerçek gündemi halkın öğrenmemesi için uyduruk gündemler oluşturuyor, sağ gösterirken soldan, sol göstererek de sağdan vuruyorsunuz. Tıpkı Topraklarımızı Yunan'a verirken Suriye'yle uğraşmanız gibi... 
  • Devlet Bey gibi sahte değil, "Gerçek Türklerin" içini sızlatan "Türk askerinin başına çuval geçirilme olayı" AKalPe'nin Türkiye'ye yaşattığı en büyük hezimetlerden değil mi? 
  • Türkiye'ye ayar çekmeye kalkan ülke sayısı AKalPe'nin sayesinde her gün biraz daha artıyor. ABD, AB, Rusya, Suriye, Yunan, Rum, Ermeni, Arap, Çin diye saymaya başlayınca sonu gelmeyecekmiş gibi bunaltıyor insanı... 
  • Yaptığınız her işin ardında gizlemeye çalışsanız da neden akçalı söylentiler çıkıyor?
  • Yaptığınız her işin önünde ve ardında neden bu millet cezalandırılıyor?
  • Hepsinden önemlisi neden bu hatalı işleri yapmakta ısrar ediyorsunuz?
  • Bu vatan sizin de değil mi? Türkiye'yi kendi vatanınız olarak kabul etmiyorsanız hangi ülkenin vatandaşısınız?
  • Mademki böyle düşünüyor ve yukarıda saydıklarımın hepsini yaparak ülkeme düşman tutumlar sergiliyorsunuz, öyleyse neden kendi ülkenize ya da hayalini kurduğunuz ülkeye gitmiyor; insanlarımızı, hayvanlarımızı, kuşlarımızı, topraklarımızı, akarsularımızı, göllerimizi, denizlerimizi, atmosferimizi, tarihî alanlarımızı, turistik bölgelerimizi, sanatımızı, sanatçılarımızı, ahlak kurallarımızı ve dinimizi rahat bırakmıyorsunuz? Neden neden neden?
HİÇ HIZ KESMİYORLAR 
Geçen günkü "Yakmayın" adlı yazımdan sonra da ormanlarımızı yaktılar. Yani hiç hız kesmiyor hiç kimseye aldırmıyor, Allah'tan korkmuyor, kuldan utanmıyorlar. Varsa yoksa "Hepsi benim olacak!" zihniyetinden kaynaklanmış delice bir doymazlık. Üstüne üstlük Kazdağı'nda da müthiş bir katliama yol açtılar. Katliam daha şimdiden iki yüz bin rakamına ulaşmış. AKalPe'lilerin verdiği rakamlarsa çok çok küçük, mini minicik... İşlerine gelince, rakamları abartmakta da azaltmakta da çok mahirler. Bunların iktidarında yok edilen toplam ağaç sayısının yetmiş dört milyon beş yüz bini geçtiği söyleniyor. Fotoğrafları çekilen alanların devasa boyutları, ikinci söylentinin inandırıcılığını kanıtlar mahiyette...

"Yakmayın"da şunları söylemişim: "Adamlar sanki Red Kit'in Mezarcı Mahmut'u gibi sürekli olarak 'Asalım!'. diye bağırıyorlar. Zaten başları olan adam da küçük çocuklara asıp kesmeyi, böylece yok etmeyi öğütleyen biri... Bunlar, koro hâlinde Türkiye'yi yok etmekle meşguller. Bunun başka bir açıklaması yok!"
"Tüm bunlar şu zihniyeti tanımlıyor: Cumhuriyetçiler ülkeyi ağaçlandırır, sularını korur, doğayı gelecek kuşaklara aktarabilmek amacıyla muhafazaya çalışır. Yeni Osmanlıcılık oynayanlarsa aynen gerçek Osmanlı'nın 'Yükselme Devri'nin bitiminden itibaren yaptığı gibi her şeyi mahveder. Çünkü kafataslarındaki kurt 'Benden sonra tufan!' diye diye kemirir beyinlerini...".
"Şimdi 'Beyin yiyen kurt mu olurmuş?' türünden bir sürü garip soru gelmeden o kurdun beyinlere nasıl yerleştiğini de açıklayayım. Çiğ et yemek, kirli eller, bağırsaklarında kurt olan birinin dışkısını yemek... Eğer 'Çiğ yemedim ki karnım ağrısın!' diyecek kadar namusunuza güveniyorsanız, 'elleriniz temizse', 'başkasının dışkısını yalayacak denli' iğrenç biri değilseniz korkmayın. O kurtçuklar sizde yaşamaz.".

FİKRİNİZ NE 
Gördünüz, okudunuz!
Yazdıklarımda en ufak bir yalan, en ufak bir saptırmaca, en ufak bir iftira var mı?
Bu devirde ülkemize; doğruları konuşan, doğruları yazan, doğruları soran, doğruları uygulayan insanlar gerek! Gerisi cehenneme odun taşımaktan başka şey değil!

Bu sözlere katılanlardan mısınız?
Yoksa katılması mümkün olmayan kölelerden mi?
Karar sizin!



Günay Tulun 30.7.2019
  • ALINTI YAPMAK İÇİN

    • Yazarlarımızın makaleleri ve Sayın Günay Tulun'a ait şiirlerin, "Radyo-TV ile diğer basın ve yayın organlarında" yayım ilkesi: Önceden haber verme, eserin aslına sadık kalma, eser sahibiyle alıntının yapıldığı yer adlarını anlaşılır bir açıklıkla belirtmektir. Yayın öncesi bildirim imkânının bulunamadığı aniden gelişen durumlardaysa nezaket gereği, [sessizliginsesi.tr@gmail.com] adresine yayın sonrası bilgi gönderilmesini rica eder; tüm yayınlarınızın başarılı geçmesini dileriz.
  • ESER EKLEMEK İÇİN

    • "Sessizliğin Sesi Grubu"yla "Yazarlar ve Ozanlar Grubu"na ait tüm basılı ya da dijital yayın sayfalarında halkımızın geniş dünya ilgisine uygun olarak her türlü konuya yer verilmiştir. Yayınlanan fotoğrafların büyük bir kısmı "Kadim Okurlarımız" tarafından gönderilmiştir. Fotoğraf ve çizgi resimlerde "İlişkinlik-Telif Hakkı" konusunda tereddüt oluştuğunda bu eserleri yayından çekme hakkımız saklıdır. "Sessizliğin Sesi Grubu"yla "Yazarlar ve Ozanlar Grubu"na ait tüm gazete, dergi, site, blog gibi yayın araçlarında yayınlanan makale ve diğer yazı türleriyle fotoğraf, resim, yorum gibi her türlü eserin; üçüncü şahıs, kurum ve kuruluşlara karşı her türlü sorumluluğu, bu eserlerin sahibi olan yazar, gönderici ve ekleyicilerine aittir. "Sessizliğin Sesi Grubu"yla "Yazarlar ve Ozanlar Grubu"nun yayın organlarına kayıt edilen ya da kaydedilmek üzere gönderilen eserlerin, telif hakları konusunda problemsiz olmaları önemli ve gereklidir. Yayın Kurulu, gönderilen eserleri yayınlamaktan vazgeçebileceği gibi, dilediği yayın organlarından birinde ya da hepsinde aynı anda ya da değişik zamanlarda yayınlayabilir, yayınlamak isteyen üçüncü şahıslara, tüzel kişiliklere ve kurumlara onay verebilir ya da onlar tarafından yayınlanmasını engelleyebilir. Yalnız şu unutulmamalıdır ki bu eserler, okura saygı kuralı gereği Türkçe kurallarına uygun olmalıdır. Yazılar yayınlandıktan sonra, yazar ya da ekleyicisi; istifa, uzaklaştırılma, çıkarılma dâhil herhangi bir nedenle yazı göndermesi sonlandırılmış olsa dahi "Sessizliğin Sesi Grubu"yla "Yazarlar ve Ozanlar Grubu Yayın Kurulları"nın oy birliği içeren onay kararı olmadan eserlerinin kayıtlarımızdan ihracını isteyemez, istediği takdirde bunun reddedileceğini en baştan bilmelidir. Gönderici ve yazarlarımızın bu konuya önceden dikkat etmeleri, ileride ihtilaf doğmaması için baştan eser göndermemeleri gerekmektedir. Yayın organlarımıza ekleme yapanlar, bu konudaki sorumluluklarını okumuş ve kabul etmiş sayılacaklardır. Uzun süre yazı göndermeyen ya da yazmayı bırakan köşe yazarlarımızın o güne kadar gönderdikleri tüm yazılar "Konuk Yazarlar" bölümüne aktarılarak yeniden yazı göndermeye başladığı güne kadar köşesi kapatılır. Köşeyi kapama ya da kapatılan köşeyi açıp açmama konusunda karar sahibi, "Sessizliğin Sesi Grubu" ile "Yazarlar ve Ozanlar Grubu"dur. İhtilaf durumunda, İstanbul'un Kadıköy Mahkemeleri yetkilidir.
  • YORUM YAZMAK İÇİN

    Sayın Okurlarımız: Yorumlarınızı; Grubumuza ait "Google, Yahoo, Mynet, Hotmail, TurTc " ve diğer posta adreslerimize göndermek yerine, "Yorum bölümü açık olan sitelerimiz"deki; yorum yazmak istediğiniz yazının alt kısmında yer alan "Yorum", "Yorum Yapın", "Yorum Yaz" veya "Yorum Gönder" tuşlarını kullanarak doğrudan kaydetme olanağınız bulunmaktadır. Yazacağınız yorumlarınızın; gecikmeksizin, anında yayına girmesini dilerseniz bu yolu tercih etmenizi, saygılarımızla öneririz.

Google'da Webler Arası ve Site İçi Arama

*TATİL ve DİNLENME
Marmara Adası
DAVRAN MOTEL

*HASTANE RANDEVU SİSTEMİ
182 Merkezi Hekim Randevu Sistemi ile RANDEVU ALMA

FotoğrafımGrup Kimliğini Görüntülemek İçin Tıklayın




HABERCİDEN, "Yazarlar ve Ozanlar" ile "Sessizliğin Sesi" Gruplarına Ait Özgün Bir Kanaldır.