GÜNAY TULUN *Şaşkın Kartal Karıncaya Yem Olur


Büyük Dost ve Muhteşem Müttefik: Çirkin ABD* bizimle yine kafa bulmaya başladı. Başladı demek yanlış, hiç durmadılar ki! Türkiye'den ABD'ye gitmek isteyenlere ülkemizdeki konsolosluklardan vize verilmesi durdurulmuş. "Gidin, komşu ülkelerden alın!" diyorlar. Yani Yunanistan'dan, Kıbrıs'ın Rum tarafından, Ermenistan'dan, Romanya'dan, Gürcistan'dan alacakmışız. Eziyete bakın!

Vize patırtısının çıktığı gün, olayları analiz eden bir yazı yazmıştım. Otomatik yayında gecikme olunca yazdığım o yazının hiçbir değeri kalmadı. Çünkü CHP Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, yazdıklarımı bir fazlasıyla dile getirdi. Beşiktaş ve Ampute Millilerimizi bile unutmadı. Yalnız kibarlık edip Recep Bey'in, her zamanki gibi doğruları çarpıtan demecinde Beşiktaş için söylediği "Ulan!" sözcüğünü es geçti. Ne demişti Recep Bey; "Saha Beşiktaş'ın mı ya? Ulan bizim verdiğimiz paralar

ÖMER SAĞLAM *Hz. Ömer Kızını Diri Diri Toprağa Gömdü mü





11.10.2017 günü anılan "Dünya Kız Çocukları Günü" çerçevesinde sosyal medyada bir sürü paylaşım oldu. Ancak bunların çoğu, bilimsel bilgiden uzak kulaktan dolma paylaşımlardı. Bu paylaşımlardan birisi de bizim mahalleden bir hanıma aitti. Bana oldukça ilginç gelen paylaşım şöyleydi: "6'cı asırdan Hz. Ömer'i, kız çocuğunu diri diri toprağa gömdüğü için hâlâ affetmiyorum! Affetmeyeceğim!"

Bu hanım kardeşimize "Sen kimsin de adaletiyle 1400 senedir insanlığı aydınlatan bir insanı affetmiyorsun, affetmeyeceksin.." deme seviyesizliğine düşmeyeceğim elbette. Üstelik bu hanım kardeşimiz sonuna kadar haklıdır da. Çünkü temel kaynaklarda olmasa bile pek çok kaynakta, özellikle Eyüp Sultan ve Hacı Bayram

ÖMER SAĞLAM *Kürtler Millet midir? (Şerefname Düzleminde Bir Derkenar)*



Sözlüklerimiz, "Millet" kavramını, "çoğunlukla aynı topraklar üzerinde yaşayan; aralarında dil, tarih, duygu, ülkü, gelenek ve görenek birliği olan insan topluluğu-ulus" olarak tarif ediyorlar(1).


Bu anlamda Kürtlerin millet olmadıkları, daha doğrusu milletleşme sürecini henüz tamamlayamamış bir topluluk olduğu sonucuna rahatlıkla varabiliriz. Zira Kürtlerin başlı başına bir ortak tarihlerinin, ortak kültürlerinin ve ortak dillerinin olduğunu hiç kimse iddia edemez. Ortak vatan ise zaten bulunmuyor. Ortak tarihin, ortak kültürün, ortak medeniyetin ve ortak dilin varlığını ortaya koyacak olan şey, eser ve belgelerdir. Peki,  bu anlamda Kürtlerin ortaya koydukları başlı başına bir eser var

GÜNAY TULUN *Uslu Fener Palabıyık Hakem Mağdur Beşiktaş





Aslında, birilerinin kalbi kırılabilir diye bu konuya hiç girmeyecektim. "Biraz da doğruları konuşsak, fanatizmi bıraksak, Türk sporu derken oradaki Türk sözcüğüne layık olmaya çalışsak." düşüncesi ağır basınca duramadım. Yine de uyarıyorum. Bu yazımın konusu ne yazık ki, Fenerbahçeli kardeşlerimizin hoşuna gitmeyecek türden... Fanatizm derecesinde gözü ve aklı kararmış taraftar kesimleri bu yazımı okumasın. Çünkü boşuna sinirlenecek, anlatmak istediğimi anlamayacaklar.   

Bir haksızlık sürekli olmaya başlayınca ister istemez dikkat çekiyor.
Beşiktaş ile Fenerbahçe arasında oynanan maçlarda, Beşiktaş aleyhine ilginç olaylar cereyan ediyor. Hemen ardından da Fenerbahçe yönetimi ortaya çıkıp, hakemin Fenerbahçe aleyhine çalıştığını, Beşiktaş'ı koruduğunu söylüyor. Fenerbahçe silahşörleri de egemen oldukları gazete ve TV kanallarında bu söylemi kaynata

TAMER UYSAL *Eğitim Yazıları 3

Eğitim girdisi nitelikli emek olması gereken bir süreçtir. Çetesiz, şeriatsız ve darbesiz gelişen bir toplum, demokratik ve çağdaş hukuk devleti olmanın yolu bu süreci iyi değerlendirmekten geçer. Eğitimin asıl gayesi siyasal iktidarların çıkarlarına hizmet etmek değil halkın ihtiyaçlarına dönük olmaktır. Türkiye siyasal düşünce, din, dil, cinsiyetçilik gibi farklılardan doğan sorunlar karşısında ancak böyle bir eylemde bütünleşebilir...

1996 yılında Adana ve İstanbul’da bulunan iki okuldan birinde gelir düzeyi yüksek aile çocuklarının bulunduğu okulda yoksul aile çocukları bir sınıfta toplanıyor birinde de genelde emekçi çocuklarının okuduğu bir okulda zengin ailelerin çocukları bir sınıfta toplanarak onlara oldukça iyi eğitim koşulları sağlandığı

  • ALINTI YAPMAK İÇİN

    • Yazarlarımızın makaleleri ve Sayın Günay Tulun'a ait şiirlerin, "Radyo-TV ile diğer basın ve yayın organlarında" yayım ilkesi: Önceden haber verme, eserin aslına sadık kalma, eser sahibiyle alıntının yapıldığı yer adlarını anlaşılır bir açıklıkla belirtmektir. Yayın öncesi bildirim imkânının bulunamadığı aniden gelişen durumlardaysa nezaket gereği, [sessizliginsesi.tr@gmail.com] adresine yayın sonrası bilgi gönderilmesini rica eder; tüm yayınlarınızın başarılı geçmesini dileriz.
  • ESER EKLEMEK İÇİN

    • "Sessizliğin Sesi Grubu"yla "Yazarlar ve Ozanlar Grubu"na ait tüm basılı ya da dijital yayın sayfalarında halkımızın geniş dünya ilgisine uygun olarak her türlü konuya yer verilmiştir. Yayınlanan fotoğrafların büyük bir kısmı "Kadim Okurlarımız" tarafından gönderilmiştir. Fotoğraf ve çizgi resimlerde "İlişkinlik-Telif Hakkı" konusunda tereddüt oluştuğunda bu eserleri yayından çekme hakkımız saklıdır. "Sessizliğin Sesi Grubu"yla "Yazarlar ve Ozanlar Grubu"na ait tüm gazete, dergi, site, blog gibi yayın araçlarında yayınlanan makale ve diğer yazı türleriyle fotoğraf, resim, yorum gibi her türlü eserin; üçüncü şahıs, kurum ve kuruluşlara karşı her türlü sorumluluğu, bu eserlerin sahibi olan yazar, gönderici ve ekleyicilerine aittir. "Sessizliğin Sesi Grubu"yla "Yazarlar ve Ozanlar Grubu"nun yayın organlarına kayıt edilen ya da kaydedilmek üzere gönderilen eserlerin, telif hakları konusunda problemsiz olmaları önemli ve gereklidir. Yayın Kurulu, gönderilen eserleri yayınlamaktan vazgeçebileceği gibi, dilediği yayın organlarından birinde ya da hepsinde aynı anda ya da değişik zamanlarda yayınlayabilir, yayınlamak isteyen üçüncü şahıslara, tüzel kişiliklere ve kurumlara onay verebilir ya da onlar tarafından yayınlanmasını engelleyebilir. Yalnız şu unutulmamalıdır ki bu eserler, okura saygı kuralı gereği Türkçe kurallarına uygun olmalıdır. Yazılar yayınlandıktan sonra, yazar ya da ekleyicisi; istifa, uzaklaştırılma, çıkarılma dâhil herhangi bir nedenle yazı göndermesi sonlandırılmış olsa dahi "Sessizliğin Sesi Grubu"yla "Yazarlar ve Ozanlar Grubu Yayın Kurulları"nın oy birliği içeren onay kararı olmadan eserlerinin kayıtlarımızdan ihracını isteyemez, istediği takdirde bunun reddedileceğini en baştan bilmelidir. Gönderici ve yazarlarımızın bu konuya önceden dikkat etmeleri, ileride ihtilaf doğmaması için baştan eser göndermemeleri gerekmektedir. Yayın organlarımıza ekleme yapanlar, bu konudaki sorumluluklarını okumuş ve kabul etmiş sayılacaklardır. Uzun süre yazı göndermeyen ya da yazmayı bırakan köşe yazarlarımızın o güne kadar gönderdikleri tüm yazılar "Konuk Yazarlar" bölümüne aktarılarak yeniden yazı göndermeye başladığı güne kadar köşesi kapatılır. Köşeyi kapama ya da kapatılan köşeyi açıp açmama konusunda karar sahibi, "Sessizliğin Sesi Grubu" ile "Yazarlar ve Ozanlar Grubu"dur. İhtilaf durumunda, İstanbul'un Kadıköy Mahkemeleri yetkilidir.
  • YORUM YAZMAK İÇİN

    Sayın Okurlarımız: Yorumlarınızı; Grubumuza ait "Google, Yahoo, Mynet, Hotmail, TurTc " ve diğer posta adreslerimize göndermek yerine, "Yorum bölümü açık olan sitelerimiz"deki; yorum yazmak istediğiniz yazının alt kısmında yer alan "Yorum", "Yorum Yapın", "Yorum Yaz" veya "Yorum Gönder" tuşlarını kullanarak doğrudan kaydetme olanağınız bulunmaktadır. Yazacağınız yorumlarınızın; gecikmeksizin, anında yayına girmesini dilerseniz bu yolu tercih etmenizi, saygılarımızla öneririz.

Google'da Webler Arası ve Site İçi Arama

SİZ TIKLAYIN SPONSORLAR DESTEKLESİN

FotoğrafımGrup Kimliğini Görüntülemek İçin Tıklayın




HABERCİDEN, "Yazarlar ve Ozanlar" ile "Sessizliğin Sesi" Gruplarına Ait Özgün Bir Kanaldır.