Makaleler, Nisan 2012'den beri redakte edilmemekte ve
eser sahibinin gönderdiği özgün hâlde yayınlanmaktadır.
Geçtiğimiz 29 Eylül'de Akçakale'ye ilk bomba düştü haberini duyunca not defterime (facebookuma) şu notu düşmüşüm:
"Hani Türkiye'nin angajman kuralları değişmişti. Hani sınıra yaklaşan her türlü askeri unsur hiç bir uyarıya gerek kalmaksızın imha edilecekti. Madem öyle, neden bu top bataryalarının bulunduğu noktaları yerle bir etmiyoruz. Bırakın gaz almayı da tavır alın tavır..."
3 Ekim günü "Akçakale'ye top mermisi düştü: 5 ölü" haberini duyunca ve TV ekranlarında Şanlıurfa Valisi Celalettin Güvenç'in yapmış olduğu açıklamaları duyunca bu sefer şu notu düşmüşüm facebook sayfama:
"Şanlıurfa Valisi Celalettin Güvenç diyor ki; 'Top mermisi isabet ederek beş vatandaşın öldüğü ev tahliye edilen birinci bölgede değil, ikinci bölgededir...' Bu demektir ki; Akçakale'nin tahliye edilen birinci bölgesi tamamıyla mermi sağanağı altında. Yabancı bir ülke tarafından vatan toprağı bombalanıyor, vatandaşlar ölüyorsa, orada devletin varlığından söz edilemez! Devlet odur ki; vatan toprağını ve vatandaşının can güvenliğini dış tehditlere karşı korumak zorundadır. Devlet bunun
