Aşağıdaki yazı ayrıca redakte edilmeden, yazarı
tarafından gönderilen özgün hâliyle yayınlanmıştır
Bilindiği gibi İslâm âlimlerinin evlâtlık ve evlât edinenlerin birbirleriyle evlenebileceklerine ilişkin düşüncelerine kaynaklık teşkil eden evlilik, Hz. Peygamber’in, âzâtlı kölesi ve sonradan evlâtlığı olan Zeyd bin Hârise’nin boşamış olduğu eşi Zeynep binti Cahş ile yapmış olduğu evliliktir. Dikkat edileceği üzere; burada, evlâtlık ile evlât edinen arasındaki bir evlilikten değil, evlât edinen ile evlâtlığın boşadığı eş arasında vukû bulan bir evlilikten bahsediyoruz. Demek oluyor ki; bu konuda hüküm veren İslam ulemâsı, özellikle Ahzâb Sûresi’nin 4, 5, 37 ve 40. âyetleri ile Hz. Peygamber’in evlâtlığı Zeyd’in boşamış olduğu Zeynep b. Cahş isimli kadınla yapmış olduğu evlilikten hareketle bu kanaate varıyorlar. Daha doğrusu, “Evlât edinen, eğer evlatlığın boşamış olduğu eş ile evlenebiliyorsa, o zaman evlâtlık öz evlât yerine geçmez. Şu halde evlât edinen pekâla evlatlığı ile de evlenebilir!” şeklinde bir çıkarımda bulunuyor olmalılar. Yani “fer’i ile evlenilebildiğine göre, aslı ile evlenmek de caizdir”diyorlar…
Burada, galiba bir soru sorarak konuya biraz daha ışık tutmakta sonsuz faydalar vardır.